17 Şubat 2011 Perşembe
16 Şubat 2011 Çarşamba
İLERİ DEMOKRASİ - SERDAR AKİNAN - MIZIKACILAR
OdaTV'ye yapılan baskın neyi ortaya çıkardı? Bu ülkede özgürlükten bahsedilemez. Gerçekten canım çok sıkkın. Gözaltına alınanlardan Soner Yalçın yakın arkadaşım ve çok sevdiğim bir meslektaşım olduğu için değil... Birilerinin bu kadar hukuksuz bir adımı bu kadar fütursuzca atabilecek hale gelmiş olmalarından ötürü çok canım sıkkın. [Serdar Akinan yazdı]
14 Şubat 2011 Pazartesi
HUKUK YOK, FAŞİZM VAR!
Ergenekon tertibinin en başından beri değişmeyen tek bir hedefi var: ABD’nin bölgesel planlarına direnecek kuvvetleri tasfiye etmek! AKP ve Cemaat de, tertibin sahibi değil, ABD adına uygulayıcılarıdır!
Odatv yöneticileri, “Ergenekon Terör Örgütü” üyesi olmakla suçlanıyorlar! Çünkü Odatv büyüdü, önemli bir kuvvet oldu!
10 Şubat 2011 Perşembe
BEN BİR APTALIM
Buna karar verdim. Çünkü akıllı biri olsam: AKP’ nin yanında olduğumu, Recep Tayyip Erdoğan’dan başka büyük olmadığını ülkemde onikimilyondan fazla açlık sınırında insan bulunmadığını, üç milyon işsiz olmadığını, emekli ve işçilerin refah içinde olduğunu, yakında Avrupa Birliği’ne gireceğimizi, AKP hükümetinin muhteşem bir hükümet olduğunu söyleyip, istediğim kanalda en iyi parayla istediğim işi bulup, reklam filmlerinde boy göstererek, acayip para kazanır gül gibi geçinirdim. Oysa ben bankadan kredi alabilmek için oturduğum evi ipotek ettirip, bu parayla okul yaptırıyorum ve AKP karşıtı olduğum için de tehditler alıyorum… Bana bakın satılmışlar… Bana bakın AKP uşakları ve popo yalayıcıları… Benim korumalarım yok, zırhlı arabalarım yok, silahım yok… Daha doğrusu ben böyle zannediyordum… Ama varmış. Bu ülkede gerçek Atatürkçü gençler varmış. Gerçek onurlu insanlar varmış. Öğrencilerim dışında yürekli pek çok öğrenci varmış… Elli yıldır kimseyi kandırmadığımı, düşüncelerim uğruna hapis yattığımı ve tek çıkarımın onların çıkarı olduğunu bilen kitleler varmış. “Mış” demem haksızlık olur. Biliyordum. Ama bu denli atik davranacaklarını bilmiyordum… Aldığım riyasız telefonlar, fakslar, mailler satılmışları çok azınlıkta bıraktı…
Size başbakan sofrasında yemek yiyip “haklısınız efendim” diyen sanatçılar mı lazım?... Ben onlardan değilim. Size popo yalayıcı, suya sabuna dokunmayan “siz bilirsiniz efendim” diyen sanatçılar mı lazım? Ben onlardan değilim. Size korkak ürkek “aman parama dokunmayın” diyen sanatçılar mı lazım? Ben o değilim. Size muhalefet etmeyen, el etek öpen, “padişahım çok yaşa” diyen sanatçılar mı lazım? O ben değilim. Ben, kendini bildi bileli fikirlerini açıkça söylemekten korkmayan, dümdüz biriyim. Yaptıklarımı, söylediklerimi herkesin beğenmesini istemem. Neden bir hırsız, bir üçkağıtçı, bir yağcı, bir sahtekar benim yaptıklarımı beğenecekmiş?... Herkesi mutlu etmek gibi bir niyetim hiç olmadı. Söylediklerimden mutlu olmayanlar dönüp kendilerine bakacaklar. “Bu adam ne dedi de biz kızdık?” diyecekler… Ben yetmiş yıla yaklaşan ömrümü toplumuma verdim. Bundan mutlu olmayanlar kendilerine dönüp bakacaklar. “Bu adam neler yapmış, ben ne yapmışım?” diye kendilerini bir gözden geçirecekler. Her türlü eleştiriye açık bir meslek yapıyorum. Beğenen de olacak beğenmeyen de. Ama, tehdit, küfür, hakaret odlumuydu, orada aynen sizin anladığınız dilden giderim.
Müjdat GEZEN
Size başbakan sofrasında yemek yiyip “haklısınız efendim” diyen sanatçılar mı lazım?... Ben onlardan değilim. Size popo yalayıcı, suya sabuna dokunmayan “siz bilirsiniz efendim” diyen sanatçılar mı lazım? Ben onlardan değilim. Size korkak ürkek “aman parama dokunmayın” diyen sanatçılar mı lazım? Ben o değilim. Size muhalefet etmeyen, el etek öpen, “padişahım çok yaşa” diyen sanatçılar mı lazım? O ben değilim. Ben, kendini bildi bileli fikirlerini açıkça söylemekten korkmayan, dümdüz biriyim. Yaptıklarımı, söylediklerimi herkesin beğenmesini istemem. Neden bir hırsız, bir üçkağıtçı, bir yağcı, bir sahtekar benim yaptıklarımı beğenecekmiş?... Herkesi mutlu etmek gibi bir niyetim hiç olmadı. Söylediklerimden mutlu olmayanlar dönüp kendilerine bakacaklar. “Bu adam ne dedi de biz kızdık?” diyecekler… Ben yetmiş yıla yaklaşan ömrümü toplumuma verdim. Bundan mutlu olmayanlar kendilerine dönüp bakacaklar. “Bu adam neler yapmış, ben ne yapmışım?” diye kendilerini bir gözden geçirecekler. Her türlü eleştiriye açık bir meslek yapıyorum. Beğenen de olacak beğenmeyen de. Ama, tehdit, küfür, hakaret odlumuydu, orada aynen sizin anladığınız dilden giderim.
Müjdat GEZEN
KORKMAM VE SUSMAM
1983 yılında İzmir Torbalı’da bir mizah söyleşisi yapıldı. Aziz Nesin, Can Yücel, Turhan Selçuk ve ben bu söyleşiye katıldık. Bir vatandaş Aziz Ağabey’e: “Biz Nasrettin Hoca’nın torunları olarak akıllı bir milletiz değil mi?” dedi. Aziz Ağabey de:
Ben de Aziz Ağabey’e: “Neden bu kadar abarttın?” dedim. “Yüzde doksaniki diyecektim ama dilim varmadı, bu halkı seviyorum.” dedi. Yüzde doksaniki o zaman Kenan Evren’ in oylamasında çıkan oy oranı idi… AKP’nin oyları yüzde elli diyenler iyi abartmışlar, Aziz Nesin’e göre yüzde altmış olmalıydı… Yani biraz daha abartılabilirdi… Sitemize mesaj atarak beni tehdit eden ve küfür yağdıranlara verilecek cevabım var ama yüzyüze gelebilirlerse. Her gün buradayım. Yüreği olan gelir yüzüme söyler ben de yanıtımı veririm. Bildiğiniz küfürlerin fazlasını bilirim. Ama ben başbakan değilim ki, vatandaşıma: “Al ananı da git” diyeyim…
Hiçbir partiye bağımlılığım yok. Bunu açıkladım. Siz AKP’ye oy vermiş olabilirsiniz. Kuşkusuz akıllısınız da. Ama bana verdiğiniz yakıştırmalar akıllı adam işi mi Allah aşkına?... Şimdi siz bana küfür ettiniz diye ne oldu? Eğer yüzde kırkın üzerinde oyunuz varsa, demek ki geri kalan yüzde altmışa yakın kesim de benim yanımda… Eeee ne olacak şimdi?... AKP sözcüsü benim için “Aptal” demiş. Aptal olmayı her zaman ve satılmış olmaya tercih ettim, ederim. Siz, bana küfür yollayanlar: Bu halk için şimdiye kadar ne yaptınız?... Çok şükür gönlüm rahat. Beni susturamazsınız, korkutamazsınız. Sizden korkan sizin gibi olsun. Eğer beni yalnız sanıyorsanız, o zaman işiniz bitik demektir. Çünkü bu ülkede sizin sandığınızdan çok daha fazla Atatürkçü ve Cumhuriyetçi var. Şu küfür edenlere dava açsam çok para kazanırım. Ama değmez. Yüreksizdirler. “Gelin yüzyüze konuşalım” diyeceğim ama korkaktırlar, gelemezler. Çıkarları belli. Nereden beslendikleri belli. Ben bağımsızım, gücümü bağımsız olmaktan alıyorum. Tek bağımlılığım Mustafa Kemal’in ilkeleridir. O’na da dokunabilecek birini göremiyorum. Ayrıca siz ne diye alındınız? Siz aptal mısınız?...
Siz bir mizahçıdan ne bekliyorsunuz? Hükümeti, başbakanı övmesini mi? Onu siz yapın. Karşılığını da alırsınız. Bizim işimiz karşı çıkmak uyarmaktır. Lafı saptırıp: “Bize aptal dedin” demeye kalkmak beni doğrular sonra. Ben kimseye aptal falan demedim, bir olayı anlattım. O kadar. Sizin fikirlerinize katılmıyorum. Ama saygı duyarım. Siz de benim fikirlerime katılmayabilirsiniz, bu hakkınızdır. Ama küfür etme hakkını size vermem. O konudaki söylemlerinizi iki misliyle iade ederim.
Ben de Aziz Ağabey’e: “Neden bu kadar abarttın?” dedim. “Yüzde doksaniki diyecektim ama dilim varmadı, bu halkı seviyorum.” dedi. Yüzde doksaniki o zaman Kenan Evren’ in oylamasında çıkan oy oranı idi… AKP’nin oyları yüzde elli diyenler iyi abartmışlar, Aziz Nesin’e göre yüzde altmış olmalıydı… Yani biraz daha abartılabilirdi… Sitemize mesaj atarak beni tehdit eden ve küfür yağdıranlara verilecek cevabım var ama yüzyüze gelebilirlerse. Her gün buradayım. Yüreği olan gelir yüzüme söyler ben de yanıtımı veririm. Bildiğiniz küfürlerin fazlasını bilirim. Ama ben başbakan değilim ki, vatandaşıma: “Al ananı da git” diyeyim…
Hiçbir partiye bağımlılığım yok. Bunu açıkladım. Siz AKP’ye oy vermiş olabilirsiniz. Kuşkusuz akıllısınız da. Ama bana verdiğiniz yakıştırmalar akıllı adam işi mi Allah aşkına?... Şimdi siz bana küfür ettiniz diye ne oldu? Eğer yüzde kırkın üzerinde oyunuz varsa, demek ki geri kalan yüzde altmışa yakın kesim de benim yanımda… Eeee ne olacak şimdi?... AKP sözcüsü benim için “Aptal” demiş. Aptal olmayı her zaman ve satılmış olmaya tercih ettim, ederim. Siz, bana küfür yollayanlar: Bu halk için şimdiye kadar ne yaptınız?... Çok şükür gönlüm rahat. Beni susturamazsınız, korkutamazsınız. Sizden korkan sizin gibi olsun. Eğer beni yalnız sanıyorsanız, o zaman işiniz bitik demektir. Çünkü bu ülkede sizin sandığınızdan çok daha fazla Atatürkçü ve Cumhuriyetçi var. Şu küfür edenlere dava açsam çok para kazanırım. Ama değmez. Yüreksizdirler. “Gelin yüzyüze konuşalım” diyeceğim ama korkaktırlar, gelemezler. Çıkarları belli. Nereden beslendikleri belli. Ben bağımsızım, gücümü bağımsız olmaktan alıyorum. Tek bağımlılığım Mustafa Kemal’in ilkeleridir. O’na da dokunabilecek birini göremiyorum. Ayrıca siz ne diye alındınız? Siz aptal mısınız?...
Siz bir mizahçıdan ne bekliyorsunuz? Hükümeti, başbakanı övmesini mi? Onu siz yapın. Karşılığını da alırsınız. Bizim işimiz karşı çıkmak uyarmaktır. Lafı saptırıp: “Bize aptal dedin” demeye kalkmak beni doğrular sonra. Ben kimseye aptal falan demedim, bir olayı anlattım. O kadar. Sizin fikirlerinize katılmıyorum. Ama saygı duyarım. Siz de benim fikirlerime katılmayabilirsiniz, bu hakkınızdır. Ama küfür etme hakkını size vermem. O konudaki söylemlerinizi iki misliyle iade ederim.
Müjdat GEZEN
8 Şubat 2011 Salı
2 Şubat 2011 Çarşamba
Roj TV Nobel'e aday gösterildi!!!!!!!!!
Osman İkiz / Stockholm Deutsche Welle Türkçe

PKK ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle hakkında dava açılan ROJ TV kanalı, sürpriz isimler tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.

PKK ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle hakkında dava açılan ROJ TV kanalı, sürpriz isimler tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde bulunan PKK ile ilişkili olduğu iddiasıyla hakkında Danimarka makamları tarafından kapatma davası açılmış bulunan ROJ TV, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.
ROJ TV'yi Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterenlerin listesinde Güney Afrikalı rahip Desmond Tutu, Danimarka İşkence Tedavi ve Rehabilitasyon merkezi kurucusu Dr. İnge Genefke, Danimarka Helsinki Komitesi üyesi Tue Magnussen, BM İşkence ile Mücadele Komitesi üyesi Bent Sörenson ile bazı milletvekilleri, profesörler ve insan hakları eylemcilerinden oluşan 150 kişinin ismi bulunuyor.
Nobel Barış Ödülüne adaylık ancak, Nobel komitesi, uzmanlar ya da daha önce Nobel ödülü kazanmış kişilerin aday göstermesiyle mümkün olabiliyor.
Dünyanın ilk işkence tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurucusu İnge Genefke, ROJ TV'yi Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermeleriyle ilgili olarak Politiken gazetesine yaptığı açıklamada "ROJ TV Kürtlerin çektiği acıları ve Türkiye'deki durumu dünyanın görmesini sağlıyor. Türk medyası iktidarın baskısı altında bulunduğundan gerçekleri kamuoyuna aktarmıyor. ROJ TV ise gerçeği nüansları ile kamuoyuna aktarıp Kürtlerin ulusal bilinci ve adalete olan inançlarının oluşup gelişmesine katıda bulunuyor" görüşünü savundu. Genefke'ye işkence tedavi ve rehabilitasyon merkezinin kurucusu olarak, insanlığa hizmetinden dolayı 1988'de Alternatif Nobel olarak bilinen Right Livelihood - Doğru Yaşam Ödülü verilmişti.
'Herkes istediğini aday gösterebilir'
ROJ TV'nin Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmesiyle olarak Danimarka Adalet Bakanlığı'ndan herhangi bir açıklama yapılmazken, iktidarın küçük ortağı Muhafazakar Parti sözcüsü Tom Behnke, "Danimarka'nın hakkında kapatma davası açtığı bir televizyon istasyonunu yine Danimarka'nın Nobel barış ödülüne aday göstermesi tuhaftır. Tabii ki herkes istediğini aday gösterebilir'' dedi.
ROJ TV'yi Nobel Barış ödülüne aday gösterenler arasında İnge Genefke ve rahip Desmond Tutu gibi ünlülerin yanı sıra Gladsaxe Belediye Meclisi üyesi Serdal Benli, AB'ye Karşı Danimarka Halk Hareketi adlı sivil toplum kuruluşu, Avrupa Parlamentosu milletvekili adaylarından Mehmet Aksoy, eski komünistler ve yeşillerden oluşan Birlik Listesi Partisi'nden Villy Sigurdsson, Rahip Leif Bork Hansen gibi isimler de bulunuyor.
1 Şubat 2011 Salı
27 Ocak 2011 Perşembe
26 Ocak 2011 Çarşamba
24 Ocak 2011 Pazartesi
Musa Kart'ın çizgisiyle Uğur Mumcu
Devlet sözünü tutsun
Bombalı saldırı sonucu 24 Ocak 1993'te yitirdiğimiz Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu'nun katledilişinin 18. yıldönümünde bugün tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenleniyor.
Ankara- Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’dan Hrant Dink’e uzanan katliamların ardından dönemin yetkililerinin verdikleri “namus sözü” bir türlü yerine getirilemedi. Cinayetlerin aydınlanmasını bekleyenler birkaç tetikçiyle oyalandı. Gerçek faillere ulaşılması için yapılan girişimler hep engellendi. Aydınlara yönelik suikastı gerçekleştiren kişi ve grupların bağlantıları görmezlikten gelindi. Cinayetlerin örgütsel kökenleri ortaya konulamadı. İlişkiler örtbas edildi. Mumcu, Aksoy, Üçok, Kışlalı’dan Dink’e kadar uzanan pek çok faili meçhul cinayet halen çözülmeyi bekliyor.
22 Ocak 2011 Cumartesi
18. Adalet ve Demokrasi Haftası (UĞUR MUMCU SESLENİYOR)
18. Adalet ve Demokrasi Haftası Başlıyor
Uğur Mumcu Sesleniyor 2011
"BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ"
Saat, Yer: 12.00
KARANFİL VE MUMLARIMIZLA UĞUR MUMCU’NUN SOKAĞINDAYIZ
Sinevizyon Gösterisi
Sunum: Şebnem Gürsoy
Konuşma: Serhat Akça (umag mezunu)
Konuşma: Dicle Anter /Toplumsal Bellek Platformu)
Sergi: Neden Öldürüldüler?
Düzenleyen: um:ag
*
Anıtmezar Ziyareti
Saat, Yer: 14.30, Cebeci Asri Mezarlığı
*
Açıkoturum: Dünden Bugüne Siyasi Cinayetler
Saat, Yer: 18.30, Çağdaş Sanatlar Merkezi
Konuşmacılar: Orhan DİNK, Eren AYSAN, Canan KAFTANCIOĞLU, Özge MUMCU, Gül ERDOST, Zeynep ALTIOK
Adalet ve Demokrasi Haftası Programı
24-31 Ocak 2011
Düzenleyenler: um:ag – Toplumsal Bellek Platformu
24 OCAK 2011 PAZARTESİ
Uğur Mumcu Anıtına Çelenk Bırakma
Saat, Yer: 11.00, Batıkent Uğur Mumcu Parkı
Düzenleyen: Batıkent Birlikteliği
*
UĞUR MUMCU SESLENİYOR: BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ
Saat, Yer: 12.00
KARANFİL VE MUMLARIMIZLA UĞUR MUMCU’NUN SOKAĞINDAYIZ
Sinevizyon Gösterisi
Sergi: Neden Öldürüldüler?
Düzenleyen: um:ag
*
Anıtmezar Ziyareti
Saat, Yer: 14.30, Cebeci Asri Mezarlığı
*
Açıkoturum: Dünden Bugüne Siyasi Cinayetler
Saat, Yer: 18.30, Çağdaş Sanatlar Merkezi
Konuşmacılar: Orhan DİNK, Eren AYSAN, Canan KAFTANCIOĞLU, Özge MUMCU , Gül ERDOST, Zeynep ALTIOK
Düzenleyen: um:ag – Toplumsal Bellek
19 Ocak 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















